Havalar ısınmaya başladığında bahçe, teras veya balkonunuz için yeni bir masa takımı alma fikri son derece heyecan vericidir. Ancak vitrinde kusursuz görünen o şık takımların büyük bir kısmı, dış dünyanın acımasız gerçeklerine (güneş, yağmur ve neme) hazır değildir.
Mobilya alışverişlerinde yapılan en maliyetli hata, dış mekan ürünlerini "sadece dışarıya konulmuş iç mekan mobilyaları" zannetmektir. Dış mekan mobilyalarının tamamen farklı bir malzeme bilimi ve mühendisliği vardır. Bir sezon içinde paslanan iskeletler, güneşten kavrulup kırılan örgüler veya grileşen ahşaplarla karşılaşmamak için bilmeniz gereken dış mekan sırlarını sizin için derledik.
1. İskeletteki Büyük Tuzak: Demir vs. Alüminyum
Dış mekan mobilyası alırken satıcıya sormanız gereken ilk soru şudur: "İskeleti neyden yapıldı?"
Pek çok uygun fiyatlı bahçe mobilyasının iskeleti demir veya çelikten üretilir ve üzeri fırın boya ile kaplanır. Ancak dış mekanda bu boya en ufak bir darbede (veya genleşmede) çizildiğinde, altındaki demir havadaki nemle temas eder ve anında paslanmaya başlar. Yağan ilk yağmurda bu pas akarak pahalı teras seramiklerinizde veya balkon mermerlerinizde asla çıkmayan kahverengi lekeler bırakır.
Endüstrinin Kralı: Alüminyum Gerçek bir dış mekan mobilyasının iskeleti kesinlikle Alüminyum olmalıdır. Alüminyum, doğası gereği paslanmayan (oksitlendiğinde kendi koruyucu tabakasını oluşturan) bir metaldir. Üstelik demire göre çok daha hafiftir; sandalyelerinizi güneşe veya gölgeye taşırken belinizi ağrıtmaz, ancak fırtınada uçmayacak kadar da tok bir duruş sergiler.
2. Örgülerin Savaşı: Doğal Rattan vs. Sentetik Rattan
Rattan (hasır) görünümlü mobilyalar dış mekanın vazgeçilmez estetiğidir. Ancak Doğal Rattan, aslında tropikal bir sarmaşık türüdür. Doğal haliyle inanılmaz şık olsa da, yoğun UV (güneş) ışınlarına maruz kaldığında kurur, gevrekleşir ve üzerine oturduğunuzda çıtır çıtır kırılarak dökülmeye başlar. Yağmur yediğinde ise suyu emerek küflenir. Doğal rattan sadece kapalı kış bahçeleri için uygundur.
Çözüm: Yüksek Yoğunluklu Polietilen (HDPE) Sentetik Rattan Dış mekanda rattan estetiği istiyorsanız, aramanız gereken teknoloji UV katkılı sentetik rattandır. Polietilen bazlı bu malzeme güneşte asla solmaz, esnekliğini kaybetmez ve suyu tamamen iter. Üzerine kar yağsa bile formunu korur. Hortumla yıkayıp geçebileceğiniz kadar bakımı kolaydır.
3. Dış Mekanın Asilzadeleri: Teak (Tik) ve Akasya Ağacı
"Ben dışarıda plastik veya metal değil, masif ahşap görmek istiyorum" diyorsanız, kayın, ceviz veya meşe gibi ağaçları unutmalısınız. Dış mekanın ekstrem koşullarına dayanabilen ağaçların, kendi içlerinde yüksek oranda doğal yağ barındırması gerekir.
Bunun dünya üzerindeki en iyi örneği Teak (Tik) ağacıdır. Tik ağacı, suyu iten doğal yağları sayesinde çürümez ve böceklenmez. Ancak burada tüketicinin bilmesi gereken büyük bir kural vardır: Tik ağacı güneşe ve yağmura maruz kaldıkça zamanla oksitlenir ve o sıcak kahverengi tonu, gümüşi/gri bir renge dönüşür. Bu çürüme değil, ağacın doğal savunma mekanizmasıdır. Eğer ilk günkü kahverengi tonunu korumak istiyorsanız, ağacı yılda iki kez özel tik yağı ile beslemeniz ve zımparalamanız gerekir. Bakım yapmayı sevmiyorsanız, grileşmeyi baştan kabul etmelisiniz.
4. Dış Mekan Kumaş ve Sünger Mühendisliği
İskeleti ve gövdeyi çözdük, peki ya minderler? Standart döşemelik kumaşlar dışarıda bir haftada solar, standart süngerler ise suyu bir sünger gibi (kelimenin tam anlamıyla) emerek günlerce kurumaz ve içten içe çürür.
Dış mekan minderlerinde Akrilik bazlı, su itici (hidrofobik) ve UV direnci yüksek kumaşlar kullanılmalıdır. İçerisindeki sünger ise "Quick-Dry" (Hızlı Kuruyan) adı verilen, suyun içinden akıp gitmesine izin veren geniş gözenekli özel bir poliüretan olmalıdır. Böylece yaz yağmurundan sadece bir saat sonra minderiniz tekrar oturmaya hazır hale gelir.
Dışarıda Geçirdiğiniz Zamanı Kaliteyle Taçlandırın Balkonunuzda veya bahçenizde geçirdiğiniz keyifli anların pas, çürüme veya renk atma gibi sorunlarla bölünmesine izin vermeyin.
Faydalandığını hissediyorsan yorum bırakarak bize ilham ol